TİKA Başkanı Eren: Türk Dünyasında Kalkınma İşbirliği Vizyonu
TİKA Başkanı Abdullah Eren, Türk dünyasında kalkınma işbirliği vizyonunu ve ajansın 53 ülkedeki projelerini anlattı.
- Haber MerkeziOsmaniye
- 2 dk

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, “Türk Dünyası Diyalog Forumu” kapsamında “Ortak Tarihten Ortak Geleceğe: Türk Dünyasında TİKA’nın Kalkınma Vizyonu” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.
Bağımsızlık sonrası ilerleme
Eren, Türk devletlerinin bağımsızlıklarını kazandıktan sonra siyasi istikrar, ekonomik dayanıklılık ve kurumsal gelişim alanlarında önemli mesafe kat ettiğini ifade etti. Azerbaycan ve Kazakistan’da kişi başına düşen milli gelirin 1993’ten bugüne önemli ölçüde arttığını, Kırgızistan ve Özbekistan’da da benzer bir artış yaşandığını belirtti.
TİKA’nın faaliyet alanı
Eren, TİKA’nın 1992’de Türk dünyasıyla ilişkileri geliştirmek amacıyla kurulduğunu hatırlattı. Kurumun bugün 53 ülkede 57 ofisle faaliyet gösterdiğini, Türk dünyasının yanı sıra Afrika, Asya-Pasifik ve Latin Amerika’da da projeler yürüttüğünü aktardı. Türk dünyasında 100’ün üzerinde idari ve sivil kapasite, yaklaşık 1300 eğitim, 1000’in üzerinde kültürel miras ve restorasyon, 700 sağlık ve 400 tarım-hayvancılık projesi gerçekleştirildi.
“Kalkınma işbirliği” yaklaşımı
Eren, Türk devletlerinin kendi kalkınma kuruluşlarına sahip olduğunu belirterek ilişkilerde “kalkınma yardımı” yerine “kalkınma işbirliği” kavramının kullanıldığını söyledi. Projelerin yalnızca fiziki altyapıyla sınırlı kalmadığını, kamu kapasitesinin geliştirilmesi ve teknik bilgi paylaşımını da kapsadığını ifade etti. Kazakistan’da üniversitelerde Türkçe eğitiminin, Kırgızistan’da ise gençlerin mesleki eğitim yoluyla istihdama katılımının desteklendiğini aktardı.
Toplumsal mukavemet vurgusu
Eren, iş birliğinin yalnızca ekonomik göstergelerle ölçülemeyeceğini, asıl unsurun ortak tarih, hafıza ve paylaşılan deneyimler olduğunu vurguladı. Son dönemdeki ortak deneyim olarak Karabağ’ın azat edilmesine işaret etti.
Eren, proje yürütülen ülkelerde kurumsal kapasitelerin geliştiğini, projelerin yönetiminin ilgili ülkelere devredildiğini ve muhataplarının daha profesyonel projeler yürütmeye başladığını söyledi. Doğal afet ve kriz dönemlerinde TİKA’nın Türk devletlerinin yanında olduğunu belirtti.






