İçeriğe atla
4 Kasım 2026, Çarşamba
Teknoloji

TÜBA’dan COP31’e Bilimsel Yol Haritası Raporu

TÜBA, COP31 Eylem Gündemi Hedefleri Sentez Raporu ile iklim değişikliğiyle mücadele için bilimsel yol haritası sundu. Rapor, 2035 hedeflerine ulaşmak için uygulanabilir politika ve eylem önerileri içeriyor.

TÜBA'dan COP31'e Bilimsel Yol Haritası Raporu
Paylaş

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBA), 31. Taraflar Konferansı (COP31) Başkanlığı’nın 2035 Küresel Uygulama Hedefleri doğrultusunda hazırladığı COP31 Eylem Gündemi Hedeflerine İlişkin Sentez Raporu ile iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik bilimsel politika önerilerini sundu. Rapor, çevre, enerji, şehircilik, sanayi, eğitim ve finans alanlarını kapsayarak, ülkelerin 2035 hedeflerine ulaşması için uygulanabilir yol haritaları ve somut eylem önerileri içeriyor.

TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker’den Açıklamalar

TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, COP31’e ev sahipliği yapmanın Türkiye için tarihi bir sorumluluk olduğunu belirtti. Uzun yıllardır iklim değişikliği, enerji, gıda, sürdürülebilir kalkınma, uluslararası ilişkiler ve yapay zekâ alanlarında yürütülen disiplinler arası çalışmaların raporun temelini oluşturduğunu ifade eden Şeker, iklim krizinin bilim, teknoloji ve uluslararası iş birliği ile yönetilebileceğini vurguladı. Yapay zekânın iklim mücadelesini hızlandırabilecek önemli bir araç olduğunu belirten Şeker, bu teknolojilerin etik ve insan odaklı geliştirilmesi gerektiğini ekledi. Çevresel krizlerin yalnızca iklim değişikliğinden değil, savaşlar ve doğal kaynakların sürdürülemez kullanımından da beslendiğine dikkat çekerek, kalıcı çevresel sürdürülebilirliğin ancak kalıcı barışla mümkün olabileceğini belirtti.

Raporun Odak Noktaları ve Bulguları

Rapor, 2035 Küresel Uygulama Hedefleri için bilimsel dayanak oluşturmayı amaçlıyor. Temel sorunun teknoloji eksikliği değil, uygulamanın yavaş ilerlemesi ve ülkelerin finansman ile kurumsal kapasite bakımından desteklenmesi gerekliliği olduğu belirtiliyor. Rapor, elektrifikasyon, sıfır atık ve metan azaltımı, iklime dirençli şehirler, döngüsel sanayi, iklim eğitimi ve iklim finansmanını hayata geçirecek ‘Climate Implementation Bridge’ modelini ana eksenler olarak belirliyor.

Enerji dönüşümü konusunda, küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2035’e kadar %35’e çıkarılmasının teknik ve ekonomik olarak mümkün olduğu ifade ediliyor. Bunun için yenilenebilir enerjinin payının artırılması, fosil yakıt kullanımının azaltılması ve enerji şebekeleri ile depolama yatırımlarının hızlandırılması gerektiği belirtiliyor. Atık yönetimi alanında, dünyanın atıkları bertaraf etmek yerine kaynak kullanımını yeniden tasarlaması gerektiği vurgulanıyor. Geri kazanım yatırımlarının karbon emisyonlarını düşürdüğü belirtilirken, gerçek dönüşümün atık oluşumunu azaltan ve döngüsel ekonomiyi temel alan politikalarla mümkün olacağı ifade ediliyor. Şehirleşme başlığında, binaların karbon emisyonlarındaki yüksek payına dikkat çekilerek, enerji verimliliği yüksek yapıların yaygınlaştırılması, mevcut binaların dönüştürülmesi, yapay zekâ destekli enerji yönetimi ve iklim dirençli şehir planlamasının kritik önemi vurgulanıyor. Sanayi bölümünde, ham madde kullanımının azaltılması, geri dönüşümün artırılması ve temiz üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılmasıyla döngüsel malzeme kullanım oranının 2035’e kadar en az %15’e çıkarılması hedefleniyor. Eğitim bölümünde ise iklim değişikliği konusunda toplumun tamamına ulaşacak yaygın eğitim programlarının önemine değiniliyor.

Konuyla İlgili

Teknoloji Bölümünden

Öne Çıkanlar

  1. Osmaniye’de Cumhuriyetin 103. Yılı Onuruna Kabul Töreni Düzenlendi
  2. Erdoğan, TDT Zirvesi’nin kapanışında Dede Korkut duasına yer verdi
  3. Ekim Ayında İhracat Rekoru: 25,9 Milyar Dolar
  4. Güneş Enerjisi Yarışmalarında 1,9 Milyar Dolarlık Yatırım Kapısı Aralandı